Şu hayatta sağlığın yerinde olsun, ekmeğini taştan çıkarırsın derler ya, çok doğru!

Birkaç haftadır Kartal bebeğin annesi Ahu hanım’ı instagram hesabından her gönderisinde gözlerim dolu dolu takip ediyordum. Bilen bilir, kendisinin 10 aylık bebeği Kartal kalp rahatsızlığı nedeniyle Almanya’da yoğun bakımda, kalp nakli olması gerekiyor. Bu amaçla başlatılan yardım kampanyası başarı ile tamamlandı. Son durumunu muzisyenanne hesabından takip edebilirsiniz.

Ancak sosyal medya üzerinde o kadar kalabalık var ki , ihtiyaç sahibi bir sürü insan varken, yeterli kitleye ulaşamamaları nedeniyle kampanyaları sonuçlanamıyor. Bunlardan biri de ekşi sözlükte kampanyasına rastladığım Duru bebek.

Duru bebek SMA hastası ve ilacının alınabilmesi için 2 milyon lira toplanması gerekiyor. Konu ile ilgili olarak ekşi sözlük başlığını ve change.org ‘da açılan imza kampanyasını inceleyebilirsiniz.

Bu kadar ihtiyacı olan insan varken, keşke hepsine yetişebilsem yardımcı olabilsem diye düşünüyorum çoğu zaman. Yapabileceklerim sınırlı, keşke elimde bir sihirli değnek olsa da hepsini iyileştirebilsem.

Konu bebekler olunca anneliğin verdiği hissiyat ile daha da hassaslaşıyorum sanırım. Çünkü onlar o kadar savunmasız ki. Daha dünya’nın nasıl bir yer olduğundan haberleri yok. Tek iletişim yolları ağlamak, tek bildikleri annelerinin sıcacık, güvenli kucağı. Ama bu kadar kabloya bağlıyken annelerine nasıl sarılabilirler ki? İşte bunları düşünüp düşünüp kahroluyorum. Elimden gelen destek olup, twitter facebook instagram gibi sosyal ortamlarda durumu paylaşmak, bir de bir umut burada duygularımı dile getirip sonucu beklemek maalesef.

Umarım Kartal bebek de Duru bebek de en kısa zamanda sağlıklarına kavuşur. Umarım bu yazı birilerine ulaşır.

 

 

About a girl, Annelik