Gecenin seslerini dinliyorum şimdi. Köpek havlaması durmuyor iki üç gündür. Kalorifer sesi. Lodosun uğultusu vuruyor camlara. Tipik lanetli hava. Sıcak esintinin yüze vurması, tozları havalandırması ve havayı kirletmesiyle açığa çıkan sarımtırak toz bulutu. Tüm bunlar olurken saklandığım inimdeyim. Adeta sığınak belledim burayı. Sanki hiçbirşey bana dokunamaz hiçbirşey bana zarar veremez gibi. Çift camın ardında olup bitenler , kazalar, bombalar, savaşlar, kavgalar, gürültüler… Benden o kadar uzak ki. Gecenin sesleri gibi dışardalar. Toz bulutu kaplamış hepsini. Bu sığınakta daha ne kadar kalabilirim bilmiyorum. Dayanıyorum direniyorum, eninde sonunda kapıyı açıp kendimi atacağım kaosun ortasına.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

Şimdi herşey sustu. Araba seslerinden başka birşey yok, bir de rüzgarın uğultusu. Sanki herkes uyudu. Tüm ışıklar kapandı artık. Biraz daha dingin. Benim için de rüyalar denizinde yüzme vakti mi? Kontrolsüz uçsuz bucaksız denizde sabahın ilk ışıklarına kadar yüzmek, sonra da günün gürültüsüne uyanmak vakti mi?
01.02.2014 23:41
About a girl